Tutuklanan Çankaya Belediye Başkanı neyle suçlanıyor?

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının Çankaya Belediyesi’nin temizlik hizmeti ihalelerine ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında hafta sonu gözaltına alınan CHP’li Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner tutuklanarak Sincan Cezaevi’ne gönderildi.
İçişleri Bakanlığı, Güner’in görevden uzaklaştırıldığını duyurdu.
Savcılık, belediyenin 2024 yılında gerçekleştirdiği katı atık toplama, taşıma ve kent temizliği hizmet alımlarına ilişkin soruşturma başlatmıştı. HGüner’e de savcılık ve hakimlik sorgusunda açık ihale yerine neden pazarlık usulüne başvurulduğu, ihalelere davet edilen firmaların nasıl seçildiği, ihale sürecindeki görev değişiklikleri ve belediye görevlileriyle şirketler arasında bağlantı bulunup bulunmadığına ilişkin sorular yöneltildi.
Dört ihaleyi inceleyen soruşturma makamlarına göre belediye, mevcut temizlik sözleşmesinin sona ereceğini önceden bilmesine rağmen yeni açık ihale hazırlıklarını zamanında tamamlamadı. Bu nedenle Kamu İhale Kanunu’nun 21/B maddesi kapsamında pazarlık usulüyle geçici ihalelere gidildiği değerlendiriliyor. İnceleme kapsamında geçici ihalelere davet edilen şirketlerin belirlenmesi, yaklaşık maliyet hesapları ve olası şirket-belediye bağlantıları da araştırılıyor.
Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen Güner ise savunmasını “ihale süreçlerinde karar verici kişi olmadığını” söyledi. İhale hazırlıklarının Temizlik İşleri Müdürlüğü ve Merkezi Satın Alma birimleri tarafından yürütüldüğünü söyleyen Güner, kendisinin firma belirleme, yaklaşık maliyet hazırlama veya davet süreçlerine müdahil olmadığını ifade etti.
Geçici ihale ve iptal edilen açık ihale
Dosyada öne çıkan başlıklardan biri, mevcut bir sözleşmenin bitimi öncesinde yapılan geçici ihale. Soruşturmada Güner’e belediyenin sözleşmenin biteceği tarihi bilmesine rağmen açık ihale sürecini daha erken başlatmaması ve pazarlık usulüne başvurması soruldu.
Güner ise açık ihale sürecinin ilan, değerlendirme ve kesinleşme aşamalarının uzun sürdüğünü söyledi. Çöp toplama hizmetinin kesintiye uğramasının kamu sağlığı açısından risk yaratacağını ifade eden Güner, bu nedenle geçici ihale yapılmasının zorunlu olduğunu söyledi.
Güner ayrıca bu ihale hakkında daha önce Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma yürütüldüğünü ve kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini belirtti.

Soruşturma Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülüyorFotoğraf: ANKA
Soruşturmadaki bir diğer önemli başlık ise Norm Sanayi Ürünleri’nin en avantajlı teklif sahibi olduğu açık ihale. Bu ihaleye 12 firma katılmıştı. İhale komisyonunun değerlendirmesi sonucunda Norm Sanayi Ürünleri İmalat ve Dış Ticaret Ltd. Şti. en avantajlı teklif sahibi oldu. Ancak ihale daha sonra “yükleniciler arasında yeterli rekabet sağlanamadığı” gerekçesiyle iptal edildi.
Güner’e ihalenin neden rekabet oluşmadığı gerekçesiyle iptal edildiği soruldu. Güner ise 12 tekliften yalnızca 4’ünün geçerli kabul edildiğini belirtti. Yaklaşık maliyetin aylık yaklaşık 26 milyon 500 bin TL olarak hesaplandığını, ihale bedelinin ise yaklaşık 26 milyon 383 bin TL olduğunu söyleyen Güner, teklifler arasındaki farkın yüzde 0,71 seviyesinde kaldığını ifade etti.
Güner, bu durumun gerçek anlamda rekabet oluşmadığını gösterdiğini savundu.
Soruşturmanın bir diğer başlığı, Norm firmasının kazandığı ihalenin ardından yaşanan görev değişikliklerdi. Dosyada yer alan tutanaklara göre ihale komisyonu üyesi Tunç Emre Taşçıoğlu, ihalenin mevzuata uygun şekilde tamamlandığını, Norm firmasının en düşük teklifi verdiğini ancak onay süreci tamamlanmadan ihale yetkilisi Ali Yalçın’ın görevden ayrıldığını söyledi. Taşçıoğlu ise ihalenin neden iptal edildiğini bilmediğini ifade etti.
Güner de sorguda personel değişikliklerinin belediyenin idari işleyişi kapsamında gerçekleştiğini savundu. Kimseyi ihale sonucunu değiştirmek amacıyla görevden almadığını söyleyen Güner, izin, rapor, yer değişikliği ve benzeri nedenlerle görev değişikliklerinin olağan olduğunu ifade etti.
Kamu İhale Kurulu ve Danıştay süreci
Güner’in savunmasının önemli bölümünü, iptal edilen ihaleye ilişkin Kamu İhale Kurumu ve yargı süreçleri oluşturdu. Güner, ihale iptalinin yalnızca belediye kararıyla gerçekleşmediğini, Kamu İhale Kurumu incelemesinden geçtiğini ve yargı denetimine konu olduğunu belirtti.
Güner’in anlatımına göre Kamu İhale Kurumu da iptal yönünde karar verdi.
İptale karşı açılan davaların reddedildiğini ve Danıştay 13. Dairesi tarafından kararların hukuka uygun bulunduğunu ifade eden Güner, bu süreçlerin ihale iptalinin mevzuata uygun olduğunu gösterdiğini savundu.
Güner, iptal edilen ihalenin ardından gerçekleştirilen ihalelerin daha düşük bedellerle sonuçlandığını belirtti. Güner’in ifadesine göre, iptal edilen ihalenin aylık bedeli yaklaşık 26,3 milyon TL olarak öngörülürken sonraki ihale aylık yaklaşık 21,9 milyon TL, daha sonraki ihale ise yaklaşık 23,8 milyon TL seviyesinde gerçekleşti. Güner, daha yüksek bedelli bir ihale yerine daha düşük maliyetli ihaleler yapıldığını belirterek kamu zararı oluşmadığını, aksine kamu yararı sağlandığını savundu.
Firma bağlantısı iddialarını reddetti
Güner’e ihalelere davet edilen firmaların yöneticileriyle ilişkisi olup olmadığı da soruldu. Soruşturma kapsamında Norm dışında başka şirketlerin de isimleri geçti..
Güner, bu şirketlerin yetkilileriyle herhangi bir bağlantısı olmadığını, görüşmediğini ve firma sahiplerini tanımadığını söyledi.
Yaklaşık maliyet hazırlanması aşamasında da herhangi bir rolü bulunmadığını belirtti.
Sosyal medya paylaşımları ve HTS kaydı soruldu
Polis sorgusunda Güner’e eski özel kalem müdürü Sadıkcan Köksal’ın sosyal medya hesabındaki bazı paylaşımlar da soruldu.
Söz konusu paylaşımlarda Çankaya Belediyesi’nde ruhsat işlemleri üzerinden para istendiğine ilişkin iddialar bulunduğu belirtildi.
Güner ise bu yazışmaların kendisiyle ilgisi olmadığını, üçüncü kişiler arasındaki ifadelerden oluştuğunu söyledi. Güner ayrıca şirket yetkilisi Ferit Onuş ile 2022 yılında aynı baz istasyonundan sinyal verdiğine ilişkin HTS analizinin de sorulduğunu belirtti. Bu iddiaya karşı Güner, 2022 yılında belediye başkanı olmadığını, adaylığının dahi bulunmadığını ve Ferit Onuş’u tanımadığını ifade etti.






